Edep nedir?

Edep, Arapça bir kelime olup Türkçe karşılığı saygıdır. Edep, bir toplumda örf, adet ve kural halini almış iyi tutum ve davranışlar veya bunları kazandıran bilgi anlamında kullanılan terimdir.

Terbiye, kavlen, fiilen insanlara lütuf ile muamele etmek, güzel ahlak, usluluk, haya, sünnete uygun hareket etmek demektir. Edep, dine ait prensipler sayesinde ruhta kazanılan ikinci bir fıtrat veya daha geniş manasıyla ruhun dinle bütünleşerek istikrar kazanmasıdır. Ne var ki her din, insanı edebli kılmaz, İslam edebli kılar. Aslında biz din deyince hemen İslam Dini'ni kastederiz.

Edep, aynı zamanda ihsan mertebesine ermenin de adıdır. Yani bütün iş ve mükellefiyetlerimizi Allah (cc) görüyor ölçüsü altında yapmak ve davranışlarımızda Allah'ı görüyor gibi davranmak; bu da edebte bir ihsan şuurudur. Allahu Teala’nın emirlerini yerine getirmek, nehiylerinden kaçınmak, ihsan derecesine ulaşmaktır edep. Kişinin Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmesidir.

Rabb’ini göremiyorsa da Allah (c.c.) onu görüyor. Hatta Allah’ın ayetleri okunurken, ayetlerin bizim şahsımıza hitap ettiğini hissedebilme... Kalbimizde imanın lezzetini tadarak yaşayan bir Kur’an olabilmek edeplerin en üstünüdür. Sufilerin dilinde: Hakk’a karşı edep; nerede, ne zaman ve kimde zahir olursa olsun, Hakk’ı kabul edip, ona boyun eğmek, ondan geleni asla reddetmemek ve her vakit ondan razı olmaktır. Hakiki edep, Hak’ta kulun fani olmasıdır.

Edep, bütün hallerde istikamet ve iyilik üzere bulunmaktır. Edep, aklı ikmal eden, onu nurlandıran, imanı kemale erdiren, insanı ruhen terakki ettirip saadet ve selamete kavuşturan en hayırlı bir sermayedir. Şu hadisi şerif de edep ve hayanın ehemmiyetini ortaya koymaktadır. “Cebrail (as.) Hazret-i Âdem babamıza taraf-ı İlahiden akıl, haya ve din olmak üzere üç hediye getirmiş ve ‘Bunlardan birini tercih et!’ demiş.

O da aklı tercih etmiş. Cebrail(a.s) din ve haya’yı geri götürmek istemiş. Ancak onlar; ‘Bizim akılla beraber olmamız yaradılışımızın gereğidir. O neredeyse biz de oradayız.’ demişler.” Mevlana’nın mürşidi olan Şems-i Tebrizi şöyle buyurur: “Akıldan, imanın hakikati nedir?” diye sordum. Akıl kalbimin kulağına dedi ki; imanın hakikati edepten ibarettir.” Tebrizi sözüne şöyle devam etti:  “İnsanın tenindeki can ne ise, edep de odur.

İnsanların kalbindeki ve gözündeki nurlar edepten ibarettir. Bu kainatın kubbesindeki nizam ve revnak edeptir. Geceleri parıldayan en nurlu ve en üstün ışık edeptir.” Hz. Mevlana da şöyle der: “Eğer insanoğlu edepten mahrum ise insan değildir. İnsanın hayvandan farkı edeptir. Gözünü aç ve Allah’ın bütün kelamına dikkat et. Âyet ayet bütün Kuran’ın manası edeptir.”

Sözlükte "edep" ne demek?

1. toplum töresine uygun davranma, incelik.

Cümle içinde kullanımı

Demokrasi demek edep demektir, büyüğe hürmet demektir, küçüğe haddini bilmek demektir.
- F. R. Atay
Olur şey mi bu, haydi edebinle çık git, çekil karşımdan! - A. Ş. Hisar

Edep kelimesinin ingilizcesi

n. manners, decency, politeness, decorum
Köken: Arapça

Son eklenenler